Teknoloji

Apple’a Göre, Görevdeki En Az 3 Bakanın Telefonlarına Yönelik Bir Sızma Girişimi Oldu

Ortaya çıkan bir habere göre, 13 ağustos 2026’da Apple, Türkiye dahil olmak üzere 110 ülkedeki seçilmiş kullanıcılara bir “paralı casus yazılım” tehdit bildirimi uyarısı  gönderdi. Apple, TechCrunch’a uyarıların, gelişmiş ticari casus yazılımlar tarafından bireysel olarak hedef alındığına inandığı kişilere gönderildiğini söyledi.

8 eylülde, bu uyarıları alanlar arasında, halen görevde olan en az 3 bakanın olduğunu, Middle East Eye’dan Ragıp Soylu yazdı. Bir Türk yetkili, MEE’ye Ankara’nın vakaların farkında olduğunu ve girişimlerin başarısız olduğuna inandığını söylemiş. Yetkiliye göre, Apple,  ücretli bir casus yazılımın, bireysel olarak hedef alınan bazı kişilerin iPhone’larında etkinlik gösterdiğini tespit etmiş ve bu, Apple’ın normal kötü amaçlı yazılım veya parola uyarılarından çok daha ciddi bir durum imiş.

“Ücretli Casus Yazılım” Ne Anlama Geliyor?

Apple’ın kullandığı İngilizce terim “ücretli casus yazılım” oldu.  Bu, birinin internetten 10 $’a satın aldığı bir uygulama değil. Apple, bu saldırıların milyonlarca dolara mal olabileceğini, karmaşık istismar zincirleri kullandığını ve genellikle politikacılar, diplomatlar, gazeteciler ve aktivistler gibi yüksek değerli kişiye yönelik olduğunu söylüyor. Apple, bu kategoriye örnek olarak özellikle Pegasus’u gösteriyor.

Apple 2021 yılında Pegasus’a iphoneları hacklediği için dava açmıştı.

Ücretli casus yazılım iş modeline bakarsak, alıcı genellikle uygulama indirmek yerine bir gözetleme yeteneği satın alıyor. Yani hedeflediği kişilerin bilgilerini görmek istiyor.

Peki bu casus yazılım Pegasus muydu? Ağustos 2026’de raporlanan saldırılarda kullanıldığı düşünülen ücretli casus yazılım kamuoyuna açıklanmadı. Raporlarda, birçok şirketin artık benzer gözetim sistemleri sattığı ve bu nedenle sorumluluğun belirlenmesinin zor olduğu belirtiliyor.

2021’de de bazı üst düzey Türk yetkililerinin Pegasus saldırılarıyla hedef alındığı iddiaları hatırlanırsa, ilk akla gelen yazılımın bu olması şaşırtıcı değil.  İsrailli NSO Group şirketi tarafından üretilen Pegasus, Apple’ın “paralı casus yazılım” olarak adlandırdığı şeyin klasik bir örneği. Bu tür sistemler, kurbanın hiçbir işlem yapmasını gerektirmeyen “sıfır tıklama saldırıları” olarak adlandırılan güvenlik açıklarından yararlanabiliyor.

2021’deki olaylar ve sonrasında başka sızıntılar ve takip edilen Amerikalı milletvekilleri olduğu ortaya çıkınca, NSO Group için şikayetler artmış ve şirket ABD için ulusal güvenlik sorunu çıkaran şirket ilan edilmişti. Ama 2025’e geldiğimizde bu yazılımın hala etrafta dolaştığı görülüyor.

Apple, Bakanların Saldırıya Uğradığını Nasıl Biliyordu?

Bu konuyla ilgili olarak, belki de en ilginç teknik konu şu; Apple, olayı nasıl tespit ettiğini açıklamıyor.  Paralı casus yazılım saldırılarıyla tutarlı faaliyetleri tespit etmek için kendi iç tehdit istihbaratını ve soruşturmalarını kullandığını söylüyor. Ama bir uyarıyı tam olarak neyin tetiklediğini açıklamayı reddediyor. Açıklarsa, casus yazılım şirketlerinin ürünlerini tespit edilmekten kaçınacak şekilde değiştirmelerine olanak tanıyacağı iddiasında ama acaba bu tespiti yaparken, kendisi telefonların içinde nasıl yer alıyor?

Apple, bu uyarı bildirimlerini “yüksek güvenilirlik uyarıları” olarak tanımlıyor. Uygulamada, tespit, daha önce keşfedilen istismar altyapısını, kötü amaçlı süreçleri, anormal Apple hizmet etkileşimlerini veya diğer teknik göstergelerle ilişkili kalıpları içerebiliyormuş. Ancak tam olarak ne olup bittiğini bilemiyoruz.

Hangi 3 Bakan ve Acaba Hacklendiler mi?

En az denilerek belirtilen 3 bakanın kimlikleri açıklanmadı. MEE ile konuşan Türk yetkili özellikle isimlerini vermeyi reddetti. Bugün 9 Eylül itibariyle de, 3 bakanın kimliği kamuoyuna açıklanmış değil.

Ama bu noktada haberlerde “en az üç” bakan denildiğini de, başka önemli bir not olarak hatırlatalım.

Bir Türk yetkilisi MEE’ye, bakanlara yönelik sızma girişimlerinin başarısız olduğuna inandıklarını söylemiş. Bakanların, gelişmiş güvenlik önlemleri ve şifrelenmiş uygulamalarla özel olarak güçlendirilmiş telefonlar kullandığı bildirilmiş ve bu nedenle sızma olmadığına inanılıyormuş.

Sızma olsa, bakanların telefonlarından nelere erişilebilineceğine de bakalım;  mesajlar, e-postalar, belgeler, kişiler, konum, fotoğraflar, kimlik bilgileri, iletişim meta verileri, casus yazılıma ve istismar zincirine bağlı olarak potansiyel olarak mikrofon ve kamera erişimi olabilir. Bunların her birisi başka bir tehdit taşıyor.

Saldırı Başarısız ise Neden Adli Rapor Yayınlanmadı?

Siber olaylarda bir adli rapor yayınlanması gerekir. Ancak “saldırı başarısız oldu” iddiasına karşın, bu sonucu kanıtlayan kamuoyuna açıklanmış bir adli rapor yok.

Türkiye, Apple’ın uyarısını aldıktan sonra, MEE’ye açıklama yapan yetkiliye göre, etkilenen telefonlar incelendi, sonra cihazlar değiştirildi ve ek güvenlik önlemleri uygulandı. Çünkü şüpheli bir uygulamayı silmek, gelişmiş sıfır tıklama saldırısına karşı yeterli bir yanıt değildir. Donanımın yanı sıra SIM/eSIM ve Apple Kimlikleri de değiştirildi mi ve Apple, Ankara’ya adli göstergeler sağladı mı? Bunları da bilmiyoruz. Açıklanmadı.

Cihazın değiştirilmesi, acil bir önleme tedbiri olarak mantıklı olsa da, kanıtlar önceden korunmazsa daha sonraki adli analizleri karmaşıklaştırabilir. Rapor ayrıca özellikle önemli bir adli soruna da dikkat çekiyor: iOS güncellemesi, araştırmacıların hangi casus yazılımın kullanıldığını belirlemelerine yardımcı olabilecek kanıtları ortadan kaldırabilir. Bu, aracın henüz neden tespit edilemediğini de kısmen açıklayabilir.

Yüksek değerli bir devlet hedefi söz konusu olduğunda, daha güvenli olay müdahale prosedürü genel olarak şöyledir: Adli kanıtları koruyun ve cihazı izole edin. Sonrasında soruşturma başlatın, kimlik bilgilerini ve token’ları iptal edin, cihazı değiştirin, ilgili kimlik bilgilerini döndürün, değiştirilen cihazı güçlendirin, hesapları ve ağ etkinliğini izleyin. Bunların ne kadarı ve ne düzeyde yapıldı, açıklama olmadığı için bilemiyoruz.

Apple’ın kendi çözümü Kilit Modu’dur.

Apple, tam olarak bu tür yüksek hedef olacak kullanıcı kategorisi için özellikle agresif bir savunma geliştirdi: Kilit Modu. iPhone’un saldırı yüzeyini azaltmak için kasıtlı olarak bazı işlevlerden ödün veriyor. Örneğin, Kilit Modu belirli mesaj eklerini kısıtlıyor, bazı karmaşık web teknolojilerini devre dışı bırakıyor, istenmeyen Apple hizmeti davetlerini kısıtlıyor ve bilgisayarlara ve aksesuarlara bağlantıları sınırlandırıyor.

Apple, paralı casus yazılım bildirimi alan birine şunları öneriyor: cihazı güncelleyin, Kilit Modunu etkinleştirin ve uzman güvenlik yardımı alın. Hedeflenen kullanıcıları özellikle Access Now’ın Dijital Güvenlik Yardım Hattı’na yönlendiriyor.

Bunun arkasında bir devlet olabilir mi?

Ankara’dan bazı kaynaklar bazı ülkelerin adını öne sürüyor ama bu saldırıyı bu ülkelerden birine atfeden kamuya açık teknik bir kanıt yok. Daha da önemlisi, Apple’ın kendisi tehdit bildirimlerini belirli bir saldırgana veya coğrafi bölgeye atfetmediğini söylüyor.

2019’da Reuters’ın Project Raven soruşturması, “Karma” adlı bir sistem kullanan bir BAE gözetleme operasyonu tarafından hedef alınan bir bakandan bahsetmişti. Operasyonda, siber yüklenici olarak çalışan eski ABD istihbarat personeli yer alıyordu.

Ama bugün ortaya henüz herhangi bir isim çıkmadı. Şu anda olay başarısız bir hedefleme girişimi mi yoksa potansiyel olarak ciddi bir karşı istihbarat olayı mı bilemiyoruz. Bunu muhtemelen zamanla göreceğiz.

Apple’a Göre, Görevdeki En Az 3 Bakanın Telefonlarına Yönelik Bir Sızma Girişimi OlduTürk İnternet.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu