İlginç Bilgiler

Klima İcat Edilmeden Önce İnsanların Serinlemek İçin Kullandığı 9 Yöntem

Günümüzde, sıcak yaz günlerinde serin ve konforlu bir ortam yaratmak için sıklıkla kullandığımız klimalar artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Ancak, modern iklimlendirme sistemlerinin yaygınlaşmadığı zamanlarda, insanlar yaratıcı ve ilginç yöntemlerle serinlemek zorundaydı. Bu yazımızda, tarihte geriye doğru bir yolculuk yaparken, eski dönemlerdeki insanların sıcaklıkla başa çıkmak için kullandıkları özgün fikirleri ve icatları inceleyeceğiz. Hazırsanız, tarihte kısa bir yolculuk yapalım ve insanlar nasıl serinliyormuş bir bakalım.

1. Fanlı sandalyeler

serinlemek

1780’lerde Philadelphia’da müzik aleti yapımcısı John Cram, sıcak havalarda serinlemek için oldukça sıra dışı bir cihaz geliştirdi. George Washington’ın da bu cihazlardan birini satın aldığı ve sıcak yaz aylarında kullandığı biliniyor. Washington’ın ödediği 32 şilin 6 peninin ardından cihaz Mount Vernon’a gönderildi; bugün burada bir replikası sergileniyor. Sistemin çalışma mantığı ise bugünün egzersiz bisikletlerini andırıyordu. Sandalyeye oturan kişi, ayak pedallarını hareket ettirerek başının üzerindeki büyük fanı döndürüyor ve böylece kendi etrafında hava akımı oluşturuyordu. Yani cihaz havayı soğutmuyor, hareket eden havanın yarattığı serinlik hissinden yararlanıyordu.Benjamin Franklin’in de bir tane sahip olduğu söyleniyor, ancak cihazın sınırlı bir kitleye hitap ettiği görülüyor.

2. Rüzgâr kuleleri (badgir)

Klima icat edilmeden yüzyıllar önce, İran’da insanlar evlerini serinletmek için doğanın gücünden yararlanıyordu. Bunun en etkileyici örneklerinden biri badgir adı verilen rüzgâr kuleleriydi. Yüksek ve dar kuleler şeklindeki bu yapılar, yukarıdan gelen rüzgârı yakalayarak binanın içine yönlendiriyor ve doğal bir hava akışı oluşturuyordu. Bazı badgirler yalnızca rüzgârı içeri almakla kalmıyor, içerideki sıcak havanın dışarı çıkmasına da yardımcı oluyordu. Böylece herhangi bir elektrik veya mekanik soğutma sistemi olmadan, evlerin ve diğer yapıların daha serin kalması sağlanıyordu. Bu nedenle badgirler, modern klimalardan yüzyıllar önce geliştirilmiş doğal havalandırma sistemleri arasında gösteriliyor.

3. Uyku verandaları

serinlemek

Klima öncesi dönemde sıcak geceleri atlatmanın yollarından biri de evlerin dışına ya da çatısına yapılan uyku verandalarıydı. Bu yöntemin en ünlü örneklerinden biri, ABD Başkanı William Howard Taft’ın 1910 yılında Beyaz Saray’ın çatısına yaptırdığı uyku verandasıydı.

Sinekliklerle çevrilen bu açık alanlar, özellikle yaz gecelerinde yatak odalarından daha serin bir ortamda uyumayı mümkün kılıyordu. Üstelik bu verandalar yalnızca yetişkinler için değildi. Bebekler ve çocuklar da sıcak havalarda bu alanlarda uyutulabiliyordu. Dönemin insanları temiz ve serin gece havasının sağlığa iyi geldiğine inanıyordu. Bu nedenle uyku verandaları, sıcaktan kaçmanın yanı sıra dönemin sağlık anlayışının da bir parçası olarak görülüyordu.

4. Kanvas tente gölgelikler

serinlemek

Klima henüz hayatımıza girmemişken binaların pencerelerinde tentelere sıkça rastlamak mümkün. Kökenleri Antik Çağ’a kadar uzanan kanvas tenteler, güneş ışığını ve doğrudan ısıyı pencerelerden uzak tutarak iç mekânların daha serin kalmasına yardımcı oluyordu.

Özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısında farklı renk ve desenlerde kanvasların kullanılmaya başlamasıyla tenteler yalnızca işlevsel bir gölgelik olmaktan çıktı. Evlerin, dükkânların ve diğer yapıların görünümünü tamamlayan dekoratif bir unsur haline de geldi. Aslında bugün balkonlarda ve pencerelerde gördüğümüz tentelerin temel amacı hâlâ aynı: güneş içeri girmeden önce onu dışarıda tutmak.

5. DogTrot evleri

serinlemek

19. yüzyılda özellikle ABD’nin sıcak güney bölgelerinde yaygınlaşan dogtrot evleri, mimariyi kullanarak serin kalmanın yollarından birini sunuyordu. Genellikle iki ayrı yaşam alanını aynı çatı altında birleştiren bu evlerin ortasında, evin önünden arkasına uzanan geniş ve açık bir geçit bulunuyordu. Bu geçit, gölgeli bir ortak alan oluştururken evin içindeki hava akışını artırarak sıcak havalarda daha serin bir ortam sağlıyordu. Aynı zamanda mutfak ve yatak odası gibi farklı kullanım alanlarını birbirinden ayırıyordu. Özellikle mutfağın ana yaşam alanlarından ayrı tutulması, yemek pişirirken oluşan sıcaklığın evin diğer bölümlerine yayılmasını da azaltıyordu.

Dogtrot evlerinin bazı örneklerinde kerpiç gibi ısıyı yavaş ileten malzemeler ve geniş verandalar da kullanılıyordu. Böylece klima olmadan, doğrudan mimarinin sunduğu doğal havalandırmadan yararlanılıyordu.

6. Punkahlar

İngilizlerin sömürge döneminde Hindistan’da karşılaştığı en büyük zorluklardan biri, bölgenin bunaltıcı sıcaklarıydı. Klima henüz icat edilmemişken, varlıklı kesimin yardımına punkahlar yetişiyordu. Tavana asılan ve genellikle geniş bir kumaş panelden oluşan bu büyük el vantilatörleri, bir ip yardımıyla ileri geri hareket ettirilerek havanın dolaşmasını sağlıyordu. Punkahların en dikkat çekici tarafı ise sistemin çoğu zaman elle çalıştırılmasıydı. Evlerde, otellerde ve sömürge dönemi yapılarında görev yapan yerel hizmetliler, uzun saatler boyunca ipi çekerek punkahı hareket ettiriyordu. Böylece odada sürekli hafif bir esinti oluşuyor ve özellikle geceleri uyumak biraz daha kolay hale geliyordu. Punkahlar yalnızca İngilizlere özgü bir icat değildi; Hindistan’da sıcak iklimle başa çıkmak için daha önce de kullanılan bu sistem, sömürge döneminde İngiliz yönetici ve elitlerin yaşamında da yaygınlaştı.

7. Ayran ve fermente içecekler

Klima olmadan serinlemenin yolu yalnızca evin içini soğutmaktan geçmiyordu. Sıcak iklimlerde insanlar vücutlarını serinletmek için de çeşitli içeceklerden yararlanıyordu. Türkiye’de ayran bunun en tanıdık örneklerinden biri. Benzer içecekler dünyanın farklı bölgelerinde de yüzyıllardır tüketiliyor. Hindistan’da chaas adı verilen, yoğurt ve suyla hazırlanan ayran benzeri içecek sıcak havalarda ferahlamak için tercih ediliyor. İran ve çevresinde ise doogh, yoğurt, su ve çoğu zaman nane gibi otlarla hazırlanan popüler bir içecek. Bu içeceklerin yüksek su içeriği, sıcak havalarda sıvı alımına katkıda bulunurken fermente yapıları da onları bölgenin geleneksel mutfağının önemli bir parçası haline getiriyor.

8. Basınç üfleyicileri/buz odaları

1880’lerin sonlarında mühendisler, klima henüz ortada yokken kapalı mekânları soğutmanın farklı yollarını deniyordu. Bunlardan biri, New York’taki Wallack’s Theatre için geliştirilen oldukça ilginç bir sistemdi. 1890’da tiyatroya kurulan düzenekte, elektrikle çalışan büyük bir üfleyici dakikada yaklaşık 20 bin fit küp havayı bodrumdaki bir tankta bulunan iki ton buzun üzerinden geçiriyordu. Soğuyan hava daha sonra kanallar aracılığıyla salonun zeminindeki hava menfezlerinden içeri veriliyor, duvarlardaki fanlar da havanın salonda dolaşmasını sağlıyordu. Yani sistem bugünkü klimalar gibi havayı soğutup yeniden dolaştırmıyordu; dışarıdan alınan havayı buzun üzerinden geçirerek soğutuyor ve salona dağıtıyordu. Hatta dönemin mühendisleri havaya hoş bir koku vermek için ana hava kanalının girişine parfümle ıslatılmış büyük bir sünger bile yerleştirmişti.

9. Giyotin pencereler

Klima öncesi dönemde evleri serin tutmanın en basit yollarından biri, pencerelerin hava akışını doğru şekilde kullanmaktı. Özellikle 18. ve 19. yüzyılda yaygınlaşan giyotin pencereler, hem alt hem de üst bölümünün açılabilmesiyle dikkat çekiyordu. Alt bölüm açıldığında dışarıdaki daha serin hava içeri girerken, odada yükselen sıcak hava üst bölümden dışarı çıkabiliyordu. Böylece herhangi bir elektrikli cihaz kullanmadan doğal bir hava dolaşımı oluşturuluyordu. Bugün eski evlerde hâlâ karşımıza çıkan bu pencere tasarımı, aslında sıcak iklimlerde serinliği artırmak için oldukça pratik bir mimari çözümdü.

İlginizi çekebilir:

El Nino Hava Olayı Başladı: 2024, Tarihin En Sıcak Yılı Olabilir!

Aman Dikkat! Kavurucu Sıcaklardan Korunmak İçin Yapabileceğiniz 8 Şey

Sıcaktan Bunalanlar Buraya! Odanızı Hızlı Bir Şekilde Serinletmenin Püf Noktaları

Uykusuzluğa Son! Sıcak Havalarda Rahat Uyumanıza Yardımcı Olacak 9 Yöntem

Kaynak: 1

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu