Teknoloji

Anthropic Raporu: Yapay Zekâ Artık Yalnız Propaganda Yazmıyor, Etki Operasyonunun Altyapısını da Kuruyor

Anthropic’in 10 Eylül’de yayımladığı yeni tehdit istihbaratı raporu, üretken yapay zekânın kötüye kullanımında önemli bir eşiğin aşıldığını gösteriyor.

Claude’un Aralık 2025-Ağustos 2026 arasında kötüye kullanıldığı vakaları inceleyen şirket, siber saldırılar, siyasi etki operasyonları, gözetleme, dolandırıcılık, biyolojik araştırmalar, konvansiyonel silah geliştirme ve rakip yapay zekâ modelleri için izinsiz “distillation” olmak üzere yedi ayrı risk alanını ele aldı. Raporun siyasi etki bölümünde ise Rusya, İran ve Türkiye’nin yanı sıra Körfez, Güney Asya, Afrika ve Avrupa bağlantılı dokuz ayrı operasyonun, altı kıtadaki kitleleri hedeflediği belirtiliyor.

Raporun Türkiye açısından en dikkat çekici bölümü Malezya’yı hedef alan ve Anthropic’in GTG-84005 koduyla izlediği operasyon. Anthropic, Claude kullanan hesabı kapattığını ve daha sonraki incelemesinde operasyonun altyapısı ile İstanbul merkezli BBS Bilişim Teknolojileri arasında “açık bağlantılar” tespit ettiğini söylüyor. Anthropic’e göre söz konusu yapı, siyasi etki yaratma kapasitesini müşterilere ücret karşılığında sunulan bir “influence-as-a-service” hizmeti olarak pazarlıyordu. Operatörün kendi belgelerinde sistemin “askeri düzeyde, yapay zekâ destekli, gerçek zamanlı siyasi operasyon ekosistemi” olarak tanıtıldığı belirtiliyor. Bunların Anthropic’in tespit ve iddiaları olduğunun altını çizmek gerekiyor; BBS ise iddiaları reddediyor.

Bin sahte hesap, 222 seçim bölgesi, milyonlarca seçmen kaydı

Anthropic’in anlattığı sistem sıradan bir “bot çiftliği”nden çok daha gelişmiş görünüyor. Operasyonda Malezya’nın 222 parlamento seçim bölgesinin tamamı için seçmen profilleri oluşturulmuş; gerçek nüfus sayımı ve seçim verilerinin yanı sıra milyonlarca seçmen kaydı sisteme aktarılmıştı. Hedefleme özellikle Malezya siyasetinin hassas üç ekseni olan ırk, din ve monarşi üzerinden yapılıyordu.

Platform aynı zamanda 1.000’den fazla sahte X hesabını yönetiyordu. Hesaplar oluşturulur oluşturulmaz propaganda yapmaya başlamıyor; önce normal kullanıcı gibi görünmeleri için bir “warm-up” sürecinden geçiriliyor, çerez ve IP adresleri yenileniyor ve böylece platformların sahte hesap tespit mekanizmalarından kaçmaya çalışılıyordu. Kontrol panelinde hedeflenen kişi veya içeriğe kaç yapay görüntülenme gönderileceği dahi belirlenebiliyordu.

Anthropic, görevdeki Malezya Başbakanı’nı destekleyen bir örnekte bir milyon yapay görüntülenme talep edildiğini tespit ettiğini söylüyor. Ancak şirket, panelde görünen etkileşim rakamlarının operatörün kendi sisteminden geldiğini ve bunları bağımsız olarak doğrulayamadığını da özellikle belirtiyor.

Operasyon bununla sınırlı değildi. “Malaysia Pulse” adı verilen sahte bir haber sitesi oluşturulmuştu. Sistem gerçek Malezya haberlerini topluyor, Claude ile birkaç kez yeniden yazıyor ve uydurma yazar isimleri altında yayımlıyordu. Daha da dikkat çekici olarak Xinhua, CGTN, Sputnik/RIA ve TV BRICS gibi Çin ve Rusya bağlantılı yayınlardan alınan içeriklerde kaynakların devlet bağlantısını gösteren ifadeler kaldırılıyor ve haberler bağımsız Malezya gazeteciliği görünümünde yeniden yayımlanıyordu. Malaysia Pulse alan adının 10 Mayıs 2026’da kaydedildiği belirtiliyor. Operasyona bağlı sahte bir YouTube kanalı da tespit edildi.

Claude ayrıca bir muhalefet siyasetçisi ile sivil toplum kuruluşları hakkında uydurma istihbarat dosyaları hazırlamak için kullanıldı. Anthropic, bu dosyalardaki suçlamaların aktörler tarafından tamamen uydurulduğunu söylüyor. İlginç biçimde Claude bazı talepleri reddetti; örneğin bir dosyanın siyasi karalama amacı taşıdığını fark ettiğinde işlemi yapmadı. Operatörler bunun üzerine istemlerin ifadelerini değiştirerek aynı kapasiteyi oluşturmaya devam etmeye çalıştı.

Bu vaka aynı zamanda yapay zekâ güvenliğinin yeni problemini gösteriyor: model tek bir açık talebe “hayır” dese bile, kötü niyetli kullanıcı projeyi çok sayıda küçük ve görünüşte masum göreve bölerek sistemi adım adım kurmaya çalışabiliyor.

Malezya devletinden sözleşme almaya da çalışmış

Rapordaki en hassas ayrıntılardan biri, operasyonu yürüten aktörün Malezya’nın ulusal iletişim düzenleyicisiyle bir sözleşme yapmaya çalışmış olması. Anthropic, bu girişimin başarıya ulaştığına dair herhangi bir kanıt bulamadığını açıkça belirtiyor.

Singapur merkezli Channel NewsAsia da olayın ardından Malezya İletişim Bakanlığı ve Malaysian Communications and Multimedia Commission’a (MCMC) soru yöneltti. Haberde, Anthropic’in operasyonu kimin finanse ettiğini açıklamadığına dikkat çekiliyor. Dolayısıyla mevcut bulgulardan Malezya hükümetinin, Başbakan Enver İbrahim’in veya MCMC’nin bu operasyonu sipariş ettiği sonucunu çıkarmak mümkün değil.

Aynı nedenle “BBS Malezya seçimlerini Enver İbrahim adına manipüle etti” şeklinde kesin bir ifade de mevcut kanıtların ötesine geçiyor. Anthropic’in tespit ettiği şey, platformda görevdeki başbakan lehine bir milyon yapay görüntülenme talebinin bulunması; müşterinin kim olduğu ise açıklanmış değil.

BBS Bilişim Teknolojileri kim?

Burada isim benzerliği nedeniyle özel bir dikkat gerekiyor. Anthropic’in raporunda söz konusu edilen yapı BBS Bilişim Teknolojileri / BBS Teknoloji ve raporda alan adı bbsteknoloji[.]com olarak gösteriliyor. Anthropic ayrıca github[.]com/bbsbilisimteknolojileri-cell adlı kod deposunu operasyonla ilişkili göstergeler arasında sayıyor. Raporda Malaysia Pulse alan adı, altı Hetzner IP adresi, sahte sosyal medya hesapları ve YouTube kanalı da aynı teknik gösterge tablosunda yer alıyor.

Anthropic, şirketi İstanbul merkezli bir teknoloji şirketi olarak tanımlıyor; yani “Malezya’da faaliyet gösteren Türk şirketi” demek, “Malezya merkezli şirket” demekten daha doğru. Açık kaynaklarda şirketin İstanbul’da Zorlu Center ve YTÜ İkitelli Teknopark adreslerinin yanı sıra Londra ve Dubai adresleri gösterdiği aktarılıyor. Şirket kendisini siber güvenlik ve kritik altyapı güvenliği alanında çalışan bir teknoloji şirketi olarak tanıtıyor; kamu, bankacılık-finans, enerji, sigorta, havacılık ve telekomünikasyon gibi sektörlere Red Team, Blue Team, Purple Team ve siber güvenlik danışmanlığı hizmetleri sunduğunu belirtiyor. Kamuya açık şirket bilgilerinde Bedir Sarı, kurucu ortak ve CEO olarak gösteriliyor.

Ancak bir başka Türk şirketi olan Bilgi Birikim Sistemleri (BBS) de benzer kısaltmayı kullanıyor. Bilgi Birikim Sistemleri, Anthropic raporundaki bbs teknoloji / bbs-teknoloji alan adları ve yapılarıyla hiçbir bağlantısının olmadığını açıklayarak bunun bir isim benzerliği olduğunu duyurdu. Dolayısıyla haberlerde bu iki BBS’nin birbirine karıştırılmaması gerekiyor.

BBS Teknoloji tarafı ise yayımlanan açıklamada Anthropic’in iddialarını reddederek faaliyetlerle herhangi bir “ilgisi, bilgisi veya onayı” bulunmadığını bildirdi; şirket adı, dijital varlıkları veya geçmişte şirketle bağlantısı bulunan kişilere ait bilgilerin şirketin bilgisi dışında kullanılmış olabileceği ihtimalini araştırdığını ve somut bulgu elde edilirse hukuki yollara başvuracağını açıkladı.

Operasyon gerçekten Malezya seçmenini etkiledi mi?

Bu sorunun cevabı şimdilik bilinmiyor. Anthropic, operasyonu Brookings’in “Breakout Scale” metodolojisinde Kategori 2 olarak sınıflandırıyor. Bunun anlamı, sahte içeriklerin birden fazla platformda bulunduğu ancak gerçek kullanıcı topluluklarına sıçradığını gösteren kanıt bulunmadığı. Başka bir ifadeyle operasyonun teknik altyapısı büyük ve sofistikeydi; fakat Anthropic bunun Malezya kamuoyunu veya seçim sonucunu gerçekten değiştirdiğini göstermiyor.

Bu ayrım önemli. 1.000 sahte hesap kurmak ile 1.000 sahte hesabın bir seçimin sonucunu değiştirmesi aynı şey değil. Dokuz operasyonun ortak noktası: “propaganda fabrikası” otomatikleşiyor

Türkiye-Malezya vakası, rapordaki dokuz etki operasyonundan yalnızca biri. Anthropic’in bulduğu aktörler arasında hükümetler, devlet bağlantılı propaganda kuruluşları, devlet medyası, ücret karşılığı siyasi etki hizmeti satan özel şirketler, yerel siyasi aktörler ve sürgündeki bir muhalefet hareketi bulunuyor.

Rusya bağlantılı bir örnekte Claude, devlet medyasının adeta otomatik haber masasına dönüştürülmüş. Anthropic, eski bir Sputnik Moldova yöneticisinin Romence ve Moldovaca haberleri, anketleri ve muhalefet paylaşımlarını Claude’a vererek Rusça haberler hazırladığını; bunların Sputnik Moldova ve RIA Novosti gibi mecralarda yayımlandığını belirtiyor. Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu hakkında Eylül 2025 seçimleri öncesinde uydurma ve karalayıcı iddiaların da bu sistemle büyütüldüğü bildiriliyor. Başka aktörler Claude’u Sputnik en Español, Sputnik Africa ve RT’nin yayın üretim süreçlerinde kullandı.

Raporun daha genel bulgusu ise bundan da önemli: yapay zekâ artık yalnızca “bana 20 propaganda tweet’i yaz” denilen bir metin üreticisi değil.

Claude benzeri modeller; hedef kitleyi analiz ediyor ve seçmeni segmentlere ayırıyor. Sonra sahte kişilik yaratıyor ve bunların hesaplarını yönetiyor. Haber sitesi kuruyor, haberleri yeniden yazıyor, propaganda mesajlarını yerelleştiriyor  ve etkileşimi ölçüyor. Karşı taraf hakkında dosya hazırlıyor ve operasyonun teknik yazılımını geliştiriyor.

Aynı dönüşümün siber saldırılarda da olduğu görülüyor. Anthropic, yapay zekânın “assistant” rolünden “orchestrator”, yani operasyonu koordine eden sisteme doğru geçtiğini söylüyor. Bazı vakalarda çoklu ajan sistemleri keşif, istismar, veri çalma ve zararlı yazılımın güvenlik ürünlerinden kaçacak biçimde yeniden üretilmesi gibi süreçleri otomatik yürütüyor. İnsan operatör ise giderek hedefi seçen ve sonuçları kontrol eden kişi konumuna geliyor.

Asıl yeni tehdit: Dezenformasyonun maliyeti dramatik biçimde düşüyor

Anthropic raporundan çıkan belki de en önemli sonuç, yapay zekânın mutlaka daha ikna edici propaganda üretmesi değil; propaganda ve etki operasyonlarının ekonomik modelini değiştirmesi.

Eskiden yüzlerce sahte hesap oluşturmak, farklı dillerde binlerce içerik üretmek, sahte haber siteleri işletmek, hedef kitle analizi yapmak ve bunları sürekli güncellemek için ciddi sayıda çalışan gerekiyordu. Şimdi küçük bir ekip, hatta bazı durumlarda birkaç operatör, yapay zekâ ajanlarıyla daha önce bir propaganda ajansının yapacağı işi gerçekleştirebiliyor.

Anthropic de siber saldırılar için benzer bir sonuç çıkarıyor: AI, iyi finanse edilen devlet operasyonları ile çok daha küçük aktörler arasındaki “emek ve uzmanlık açığını” daraltıyor. Şirkete göre saldırının karmaşıklığı artık saldırganın ne kadar yetenekli veya büyük olduğunu anlamak için eskisi kadar güvenilir bir gösterge değil.

Türkiye açısından Malezya vakasının önemi de tam burada yatıyor. Eğer Anthropic’in teknik atfı doğruysa mesele yalnızca “bir Türk şirketinin yurtdışında propaganda yaptığı” iddiası değil. Çok daha önemli  olan şey, siyasi kampanya, dezenformasyon, seçmen profilleme, sahte medya ve bot ağlarının tek bir ticari yazılım platformunda birleştirildiği yeni bir “influence-as-a-service” sektörü mü ortaya çıkıyor?

Anthropic’in dokuz vakası, bu kapasitenin artık yalnız istihbarat servislerinin veya büyük devlet propaganda kurumlarının elinde olmadığını; satın alınabilen ticari bir hizmete dönüşmeye başladığını düşündürüyor.

Ancak raporun diğer önemli bulgusu biraz daha rahatlatıcı: kurulan ağların büyüklüğü başarı anlamına gelmiyor. Anthropic, incelediği etki operasyonlarının çoğunda gerçek kullanıcı etkileşiminin düşük kaldığını, bazılarını daha gerçek bir kitleye ulaşmadan durdurduğunu söylüyor. En yüksek gerçek erişimin ise hâlâ FM, uydu ve kısa dalga radyo ile küresel televizyon gibi mevcut dağıtım kanallarına sahip devlet medyasında görüldüğünü belirtiyor.

Dolayısıyla yapay zekâ propaganda üretimini ucuzlatmış ve endüstriyelleştirmiş durumda; fakat insanları ikna etmek hâlâ otomatikleşmiş değil.

Anthropic Raporu: Yapay Zekâ Artık Yalnız Propaganda Yazmıyor, Etki Operasyonunun Altyapısını da KuruyorTürk İnternet.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu