Analiz: Bu Ne Perhiz, Bu Ne Lahana Turşusu Kemal Bey?

Analiz: Bu Ne Perhiz, Bu Ne Lahana Turşusu Kemal Bey?
Türk siyaseti, özellikle de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içi dengeler, son dönemin en büyük paradokslarından birine sahne oluyor. Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun son dönemde attığı adımlar, yaptığı açıklamalar ve sergilediği tezatlar, partililer başta olmak üzere tüm kamuoyunun kafasını karıştırmış durumda.
Okuyucunun ve siyaset kulislerinin sorduğu o tek soruyu biz de soruyoruz: Kemal Kılıçdaroğlu ne yapmak istiyor?
Mitinglere Tepki Gösterip İlk “Geçmiş Olsun”a Koşan O Oldu
Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu hakkındaki hukuki süreçler ve yargı kararları sonrası düzenlenen kitlesel mitinglere, meydan okumalara en sert tepkiyi gösteren isimlerin başında geliyordu. Bu hamlelerin partiyi “hukuki bir zeminden çıkarıp kalabalıkların gürültüsüne teslim ettiğini” savundu.
Ancak aynı Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu’na yönelik cezalar ve tutuklama gündemi sıcaklığını korurken, eşi Dilek İmamoğlu’nu evinde ziyarete giden, “yanınızdayım” mesajı veren ilk isimlerden biri oldu. Meydanlardaki tepkiyi eleştirirken, perde arkasında ilk desteği veren olmak siyasi bir strateji mi, yoksa büyük bir çelişki mi?
Hem “Suçlu” Dedi Hem Cumhurbaşkanlığı İçin Oy Verdi!
Çelişkiler zinciri bununla da sınırlı kalmadı. Kılıçdaroğlu, yaptığı sert çıkışlarda adeta İmamoğlu’nun suçlu olduğunu ima eden, “partiyi kirli olanlardan arındıracağız” tonunda mesajlar verirken; iş cumhurbaşkanlığı adaylığı ön seçimine geldiğinde sandıkta oyunu yine Ekrem İmamoğlu’ndan yana kullandı.
● Eğer İmamoğlu partiyi kirleten unsurlardan biriyse, neden ülkenin en tepe makamına aday gösterilmesi için oy verdi?
● Eğer ülkeyi yönetecek liyakatte bir liderse, neden her fırsatta hedef tahtasına oturtuluyor?
“Değişimcilerin” Yanında Durup Kendi Partisine “Kayyum” mu Oldu?
Daha düne kadar Özgür Özel ve “değişim” hareketini başlatan arkadaşlarının yanında olduğunu, partideki bu yenilenme rüzgarını desteklediğini ifade eden Kılıçdaroğlu’nun bugünkü pozisyonu çok daha düşündürücü. Yıllarca genel başkanlığını yaptığı, genel merkezinde ömrünü tükettiği partisine karşı bugün adeta dışarıdan müdahale eden, partiyi içeriden kilitlemeye çalışan bir “gölge lider” ya da siyasi tabirle bir “kayyum” gibi davranması ne uğruna?
Ankara kulislerinde konuşulan tek bir gerçek var: Kemal Kılıçdaroğlu, kaybettiği koltuğun ve parti içi gücün rövanşını almak adına, bugün dün savunduğu ne varsa tam tersini yapıyor. Siyasette vefayı ve tutarlılığı arayan CHP seçmeni ise bu manzaraya bakıp sormadan edemiyor: “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu Kemal Bey?”



