Teknoloji

Trump Yapay Zeka’da Yavaşlamaya’ Karşı Çıktı: ‘Kim Kazanırsa, Yapay Zeka Kazanır’

ABD’de yapay zekânın kontrol dışına çıkabileceğine ilişkin uyarılar, teknoloji şirketlerinin içinden Kongre içine kadar yayılırken Başkan Donald Trump tartışmada tarafını belli etti. Trump temelde  “yavaşlarsak Çin kazanır” derken, “hiçbir güvenlik önlemi olmasın” da demiyor.

Trump, yapay zekânın geliştirilmesinin yavaşlatılması yönündeki çağrılara mesafeli yaklaşarak, bu endişelerin bir bölümünün hiç gerçekleşmeyecek senaryoları gündeme getiren “çok olumsuz güçler” tarafından abartıldığını söyledi. Başkanın temel gerekçesi ise yapay zekâ güvenliğinden çok, jeopolitik rekabetti: Çin.

Trump, 13 Eylül’de İrlanda’daki golf tesisinde gazetecilere yaptığı açıklamada ABD’nin yapay zekâda Çin’in önünde olduğunu belirterek, “Dünyanın en sofistike ülkesiyiz ve açıkçası bunun böyle kalmasını istiyorum. Çünkü yapay zekada kim kazanırsa, yapay zeka kazanır” dedi.

Trump’a doğrudan, yapay zekâ sektörünün gelişimini yavaşlatması veya daha fazla düzenlenmesi gerekip gerekmediği sorulmuştu. Güvenlik önlemlerini tamamen reddetmedi. “Guardrail’ler (emniyet şeridi ya da barikat) koyabiliriz” şeklinde cevapladı.  Ancak ardından risk tartışmasına itiraz etti. Trump’a göre yapay zekâ konusunda “çok olumsuz güçler”, gündeme getirilmemesi gereken ve hiç gerçekleşmeyecek bazı senaryoları öne çıkarıyor.

Oysa, yapay zeka laboratuvarlarının bir bölümü “Çok hızlı ilerliyoruz; güvenlik yetişemiyor” diyor. Ama Trump “Yavaşlarsak Çin bizi yakalayabilir” derdinde.

Trump kime hedefliyor?

Trump isim vermedi. Ancak açıklamasının zamanlaması tesadüf değil. Son birkaç gün içerisinde ABD’deki yapay zeka güvenlik tartışması olağanüstü hızlandı. Anthropic araştırmacısı Jacob Coxon, şirketten ayrılırken yapay zeka laboratuvarlarının “kendi kendini geliştiren süper zekâya doğru yarıştığını ve hayatlarımızla kumar oynadığını” söyledi. Anthropic’in Alignment Science ekibinin lideri Evan Hubinger ise Coxon’un korkularının marjinal bir görüş olmadığını açıkça doğruladı. Hubinger, AI’ın önümüzdeki on yıl içerisinde bütün insanlığı yok etme ihtimalini kişisel olarak yüzde 10’un üzerinde gördüğünü açıkladı. Bu açıklamalar ABD Kongresi’nde de yeni düzenleme çağrılarını hızlandırdı.

Ardından 12 Eylül’de Anthropic CEO’su Dario Amodei, “We Must Pace the Frontier” başlıklı uzun bir makale yayımlayarak doğrudan şu çağrıyı yaptı: “AI modellerinin yeteneklerini geliştirme hızımızı yavaşlatmalıyız.” Amodei AI araştırmalarının durdurulmasını istemiyor. Önerdiği şey, frontier modellerin yeteneklerindeki artışın güvenlik, alignment, interpretability ve kontrol araştırmalarının yetişebileceği bir tempoya çekilmesi.

OpenAI CEO’su Sam Altman da Amodei’nin en azından bağımsız değerlendiricilere şirket içinde çalışanlara benzer erişim verilmesi önerisini desteklediğini ve OpenAI’ın da bunu uygulayacağını açıkladı. Elon Musk ise Amodei’nin çağrısına “Dario haklı” diyerek destek verdi.

Dolayısıyla Trump’ın bugünkü açıklaması uyaran akademisyenlere veya geleneksel yapay zeka karşıtlarına verilmiş bir cevap değil. Karşısında artık yapay zekayı bizzat geliştiren insanlar bulunuyor.

Trump’ın pozisyonu aslında “güvenlik olsun” diyor

Burada önemli bir ayrıntı var.  Trump’ın açıklamasını “yapay zeka hiçbir şekilde düzenlenmesin” şeklinde okumak doğru olmaz. Başkan açıkça guardrail’lerin (barikat) uygulanabileceğini söylüyor. Zaten Trump yönetimi haziran ayında frontier AI modellerinin piyasaya çıkmadan önce siber güvenlik açısından incelenmesini öngören gönüllü bir değerlendirme mekanizması kuran başkanlık kararnamesini imzaladı. Ancak bu değerlendirmelerde kullanılacak kriterler henüz kamuoyuna açıklanmış değil.

Trump’ın karşı çıktığı nokta daha çok yapay zeka yetenek geliştirme süreçlerinin bilinçli biçimde yavaşlatılması. Bunun nedeni de riskin olmadığına ilişkin teknik bir kanıttan ziyade stratejik hesap. ABD yavaşlarsa Çin yavaşlamayabilir diye düşünüyor.

Dün bizde bunu yazmıştık.  Dario Amodei de aslında Trump’ın Çin sorununu kabul ediyor İşin ilginç tarafı Trump ile Amodei’nin teşhislerinin tamamen birbirine zıt olmaması. Amodei de yapay zeka yarışını yavaşlatmanın önündeki en büyük engelin Çin olduğunu söylüyor.

13 Eylül’de CBS’in “Face the Nation” programında yayımlanan röportajında Amodei, ABD ve Çin arasındaki rekabeti bir yapay zeka “hız limiti” oluşturmanın “en zor ikilemi” olarak nitelendirdi. Çünkü frontier AI yalnız ekonomik güç anlamına gelmiyor. Askeri üstünlük de sağlayabilir.

Amodei bu nedenle iki tarafın bir anlaşmaya varması halinde bile karşı tarafın gizlice daha güçlü modeller geliştirmediğini doğrulayabilecek mekanizmaların son derece güçlü olması gerektiğini söylüyor. Ve oldukça dikkat çekici bir itirafta bulunuyor: Böyle bir doğrulama sisteminin kurulmasının yıllar alabileceğini ve bunun mümkün olup olmadığını kendisinin de bilmediğini belirtiyor.

Yani Trump, “Çin varken yavaşlayamayız” diyor. Amodei ise, “Çin varken yavaşlamak çok zor; ama yine de bir yol bulmalıyız” diyor. Aralarındaki temel anlaşmazlık aslında Çin’in yarattığı problemin varlığı değil, bu probleme rağmen yapay zeka yarışının yavaşlatılıp yavaşlatılamayacağı.

Coxon: Çin’le birlikte hareket etmezsek aynı tehlikeli yarışı sürdürürüz

Anthropic’ten istifa eden Jacob Coxon da aynı noktaya dikkat çekiyor. Coxon, NBC’nin “Meet the Press” programında ABD’nin diğer ülkelerle AI geliştirme hızını kontrol edecek uluslararası koordinasyona gitmesi gerektiğini söyledi. Gerekçesi çok basit: “ABD tek taraflı yavaşlarsa Çin avantaj kazanabilir.” Ama hiç kimse yavaşlamazsa ABD ve Çin aynı tehlikeli yarışı sürdürmüş olur.

Coxon’a göre uluslararası koordinasyon olmazsa “Çin’le aynı yarışı koşmaya devam ederiz ve bu da aynı derecede tehlikeli olabilir.” Bu nedenle tartışma artık klasik “yapay zeka iyidir / kötüdür” tartışması olmaktan çıkmış durumda. Bir oyun teorisi problemine dönüşüyor.

Kongre’de Hava Trump’tan farklı

Trump risklerin abartıldığını söylerken ABD Kongresi’ndeki bazı isimler ters yönde hareket ediyor. Reuters’a göre Coxon ve Hubinger’ın açıklamalarından sonra hem Demokrat hem Cumhuriyetçi bazı milletvekilleri frontier AI için yeni kurallar getirilmesini istemeye başladı.

Demokrat Temsilci Lori Trahan, Kongre üyelerinin Coxon’un açıklamalarından sonra konuyu çok daha ciddi değerlendirmeye başladığını söylüyor. Trahan’ın üzerinde çalıştığı Frontier Act, frontier laboratuvarları için, zorunlu şeffaflık, ciddi yapay zeka olaylarının bildirilmesi, bağımsız doğrulama ve yakın bir felaket riski taşıyan modeller için hükümete müdahale yetkisi getirmeyi amaçlıyor.

Bu noktada Trump ile Kongre’deki yeni güvenlik cephesi arasında önemli bir politika ayrışması ortaya çıkabilir. Trump guardrail diyor. Bazı milletvekilleri ise yasal ve zorunlu guardrail istiyor. İkisi aynı şey değil.

Obama da Yapay Zeka Tartışmasına Katıldı

Trump’ın yapay zekâ risklerinin abartıldığı yönündeki açıklamasının hemen öncesinde eski ABD Başkanı Barack Obama da Demokratları yapay zeka konusunda harekete geçmeye çağırdı.  Obama, New York’taki özel bir bağış toplantısında yapay zekânın “özel ellerde çok hızlı ilerlediğini” belirterek, yeterince erken kontrol altına alınmazsa tehlikeli olabileceği uyarısında bulundu.

Obama, Temsilciler Meclisi Demokrat lideri Hakeem Jeffries’e, Demokratların 3 Kasım ara seçimlerinde Meclis çoğunluğunu kazanması halinde yapay zeka konusunda geniş bir kamuoyu tartışması ve politika çerçevesi oluşturmasını önerirken, 2028 başkanlık adaylarının da yapay zekâ güvenliği ile teknolojinin istihdam ve ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin açık bir programa sahip olması gerektiğini söyledi.

Böylece AI’ın gelişme hızının yavaşlatılmasını isteyen Anthropic CEO’su Dario Amodei ve teknoloji dünyasındaki güvenlik uyarılarının ardından tartışma Amerikan siyasetinde de belirgin bir ayrıma dönüşüyor. Trump için öncelikli risk, yapay zeka yarışında Çin’e yenilmek. Obama içinse yeterli kamu denetimi kurulmadan, giderek daha güçlü teknolojinin birkaç özel şirketin elinde hızla ilerlemesi.

Pentagon meselesi tartışmayı daha da karmaşıklaştırıyor

Yapay zeka güvenliği meselesinin bir başka boyutu Pentagon. Trump yönetimi bir taraftan AI şirketlerinin hızla gelişmesini ve ABD’nin Çin karşısındaki üstünlüğünü korumasını istiyor. Diğer taraftan ABD savunma kurumları da frontier modellerin oluşturabileceği riskleri giderek daha ciddi değerlendiriyor.

Hatırlatalım, Pentagon yılın başında Anthropic’in modeliyle bağlantılı risklere ilişkin uyarılarda bulunmuştu. Bu da ABD’nin yapay zeka politikasındaki temel çelişkiyi ortaya çıkarıyor. Yapay zeka ne kadar güçlü olursa ABD’nin askeri ve ekonomik avantajı o kadar büyüyebilir.

Fakat, yapay zeka ne kadar güçlü olursa kontrol, siber saldırı, biyolojik silah ve otonom sistem riskleri de o kadar büyüyebilir. Dolayısıyla aynı teknoloji aynı anda hem ulusal güvenlik avantajı hem de ulusal güvenlik tehdidi haline geliyor.

Trump’ın AI stratejisinin diğer ayağı: Veri merkezlerini de durdurmayın

Trump’ın bugünkü sözleri aslında son haftalardaki daha geniş teknoloji politikasının devamı. ABD’de AI veri merkezlerinin elektrik, su, arazi ve şebeke üzerindeki etkilerine karşı yerel protestolar ve siyasi itirazlar büyüyor. Trump buna da karşı çıktı. Veri merkezlerini reddeden yerleşimlerin “geri kalmış ve fakir” hale gelme riski taşıdığını savundu ve AI altyapısını ekonomik büyümenin bir parçası olarak gördüğünü açıkça ortaya koydu.

Bu açıklamalar Cumhuriyetçi Parti içinde bile tepki yarattı. Tennessee Cumhuriyetçi Temsilcisi Tim Burchett Trump’a karşı çıkarak “Sanırım ben geri kalmış ve fakirim” dedi. Demokrat Alexandria Ocasio-Cortez ise “O zaman Mar-a-Lago’ya bir veri merkezi koyalım” diye karşılık verdi.

Trump’ın yapay zeka stratejisi, daha fazla veri merkezi, daha fazla enerji, daha fazla hesaplama gücü, daha güçlü modeller ve Çin karşısında liderlik anlamına geliyor. Güvenlik önlemleri olabilir, fakat bunlar Amerika’nın hızını kesecek seviyeye ulaşmamalı.

ABD ile Çin Bugünlerde Masaya Oturacak

Bütün bu tartışmanın belki de en önemli gelişmesi ise henüz gerçekleşmedi. ABD ve Çin, Reuters’ın 4 Eylül’de bildirdiğine göre Eylül ortasında yalnız yapay zekâ güvenliğine ayrılmış resmi bir görüşmeye hazırlanıyor. Trump’ın ikinci döneminde iki ülke arasında sadece yapay. zeka güvenliğine ayrılan ilk resmi ikili görüşme olacak.

ABD tarafına Hazine Bakanı Scott Bessent’in liderlik etmesi planlanıyor. Görüşmenin sonuçlarının büyük bir yapay zeka anlaşmasına dönüşmesi beklenmiyor. Ancak iki tarafın, frontier AI’ın kontrolden çıkması, sınır ötesi yapay zeka olayları, siber saldırılar, insan kontrolünün kaybedilmesi ve olası krizlerde iletişim mekanizmaları konularını tartışmaları bekleniyor.

İlginç olan şu ki Çin tarafı da ABD’nin en gelişmiş modeller üzerinde yeterli düzenlemeye sahip olup olmadığı konusunda endişe dile getirmiş durumda. Daha önce yapılan Track 1.5 görüşmelerinde iki taraf yapay zeka guardrail’lerini tartıştı. Dolayısıyla ABD–Çin rekabeti, AI güvenliğini hem imkânsızlaştıran hem de zorunlu hale getiren faktör.

Trump ile Amodei arasındaki asıl tartışma

Bugünkü açıklamalar sonrasında tartışmayı “Trump AI güvenliğine karşı, Amodei AI güvenliğinden yana” diye özetlemek fazla basit kalıyor.  Tarafların pozisyonları aslında şöyle:

  • Trump: ABD Çin’in önünde. Bu avantajı kaybetmemeli. Guardrail olabilir ama AI gelişimini yavaşlatmak Amerika’nın liderliğini tehlikeye atabilir.
  • Amodei: ABD’nin Çin’i yenmesi önemli, fakat yarışın bugünkü hızı devam ederse kazanan tarafın bile kontrol edemeyeceği bir teknoloji ortaya çıkabilir.
  • Coxon ve Hubinger: Risk bundan da büyük; self-improving superintelligence insan kontrolünden çıkabilir ve sonuç insanlığın yok oluşuna kadar gidebilir.
  • Kongre’deki düzenleme yanlıları: Şirketlerin kendi kendilerini denetlemesi yeterli değil; zorunlu bağımsız denetim ve hükümet müdahale mekanizması gerekiyor.

Ve bütün tarafların karşısındaki soru aynı: Çin ne yapacak?

Çünkü ABD’de alınacak hiçbir “yavaşlama” kararı, Pekin’in aynı şekilde davranacağına ilişkin güvenilir bir mekanizma olmadan siyasi olarak sürdürülebilir görünmüyor.

“Whoever wins AI wins” — ama kazanmak ne demek?

Trump’ın bugün söylediği “Whoever wins AI wins” cümlesi, önümüzdeki birkaç yılın Amerikan Yapay Zeka politikasının özeti haline gelebilir. Fakat Amodei ve yapay zeka güvenlik araştırmacılarının ortaya attığı soru bunun bir adım ötesinde: Ya yapay zeka yarışını kazanmakla, yapay zeka üzerinde kontrolü kaybetmek aynı anda gerçekleşirse?

Bugün Washington’daki tartışma tam olarak bu iki risk arasında şekilleniyor. Bir tarafta, Çin’e kaybetme korkusu, diğer tarafta, kontrolü yapay zekaya kaybetme korkusu.

Trump Yapay Zeka’da Yavaşlamaya’ Karşı Çıktı: ‘Kim Kazanırsa, Yapay Zeka Kazanır’Türk İnternet.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu