Teknoloji

Ukrayna’nın Yeni Silahı Balonlar: 200 Dolarlık Balonlar, Rusya’nın Milyon Dolarlık Füzesini Harcatabilir

Rusya-Ukrayna savaşında insansız hava araçlarının ardından şimdi çok daha eski bir teknoloji yeniden savaş alanına dönüyor: balonlar. Ukrayna, ucuz ve radarda tespit edilmesi zor balonları yalnızca patlayıcı taşımak için değil, FPV dronlarını Rus hatlarının arkasına, Rusya’nın içlerine doğru götürmek, haberleşme rölesi olarak kullanmak ve Rus hava savunmasını pahalı füzelerini ateşlemeye zorlamak için deniyor.

Son örneklerde balonlarla taşınan FPV dronlarının Starlink Mini terminalleriyle birleştirilmesi, birkaç yüz dolarlık sistemlerin onlarca kilometre gerideki Rus lojistiğini tehdit edebilmesini sağlıyor. The Economist’in “Ukrainian military balloons may spoil Russia’s party” diye tanımladığı gelişme, modern savaşta bazen en etkili yeniliğin en ileri teknoloji değil, eski ve yeni teknolojinin akıllıca birleştirilmesi olduğunu gösteriyor.

Üstelik balonların Ukrayna açısından doğal bir avantajı var: bölgedeki hâkim rüzgârlar genellikle batıdan doğuya, yani Ukrayna’dan Rusya yönüne esiyor. Defense News’e göre Ukrayna şimdiye kadar 1.000’den fazla balonu Rusya yönüne göndermiş olabilir. Bazıları saldırı sistemleri taşıyor, bazıları hava savunmasını şaşırtıyor, bazıları ise dronların menzilini uzatan birer havadaki haberleşme istasyonuna dönüşüyor.

Balon neden şimdi yeniden savaş alanında?

Askeri balon fikri aslında yeni değil. Balonlar 19. yüzyıldan beri keşif ve gözlem amacıyla kullanılıyor. İkinci Dünya Savaşı’nda Japonya binlerce patlayıcı taşıyan balonu Pasifik üzerinden ABD’ye göndermişti.

Ancak Ukrayna’daki savaş balona yeni bir görev veriyor. Çünkü bugünün savaş alanının en önemli problemlerinden biri elektronik harp. Normal bir FPV drone operatörle radyo bağlantısı üzerinden haberleşiyor. Rus elektronik harp sistemleri bu bağlantıyı bozabiliyor. Drone ayrıca menzil arttıkça operatörle bağlantısını kaybediyor.

Ukrayna bunun için fiber optik dronlardan uydu haberleşmesine kadar farklı yöntemler geliştiriyor. Örneğin Ukrayna Savunma Bakanlığı’nın bu yıl hizmete aldığı Baton Optik gibi fiber kontrollü FPV drone’lar 30 kilometrenin üzerinde menzile ulaşabiliyor ve radyo sinyali kullanmadıkları için klasik elektronik karıştırmaya karşı dirençli.

Fakat fiber optiğin de fiziksel sınırları var. Balon işte burada devreye giriyor. Balon drone’u cepheye kadar bedava taşıyor Ukrayna’nın son dönemde denediği yöntem son derece basit. Bir FPV drone balonun ucuna bağlanıyor. Balon yükseliyor ve rüzgârla Rus kontrolündeki bölgeye doğru sürükleniyor. Drone bu yolculuk sırasında motorlarını kullanmadığı için bataryasını tüketmiyor. İstenilen bölgeye ulaşıldığında drone balondan ayrılıyor, motorlarını çalıştırıyor ve saldırıya geçiyor.

Forbes’un Rus askeri kaynaklarına dayandırdığı habere göre bu yöntem Ağustos ayında işgal altındaki Zaporijya bölgesinde, Melitopol yönündeki Rus lojistik araçlarına saldırmak için kullanılmaya başladı. Bu, küçük bir FPV drone’un görev menzilini ciddi biçimde değiştirebilir. Normalde bataryasının önemli bölümünü hedef bölgesine ulaşmak için harcayan drone artık enerjisinin neredeyse tamamını saldırı safhasına ayırabiliyor.

Başka bir ifadeyle, balon drone’un ücretsiz ve sessiz taşıyıcısı haline geliyor.

Ama asıl yenilik Starlink

Son uygulamalarda daha da ilginç bir unsur bulunuyor. Starlink Mini. Forbes’un aktardığı Rus askeri kaynaklarına göre bazı balonla taşınan FPV dronlarında Starlink Mini terminalleri bulunuyor. Bu durumda drone operatörünün drone’la doğrudan radyo görüş hattında bulunması gerekmiyor.

Drone, Starlink mini ile uydu ağına ve oradan da kendisini yönlendirecek olan operatöre bağlantı kurulabiliyor. Bunun askeri sonucu büyük. Çünkü klasik FPV drone’un zayıf noktalarından biri olan “operatörden uzaklaştıkça bağlantının zayıflaması” problemi önemli ölçüde ortadan kalkıyor.

Balon menzili sağlıyor, Starlink iletişimi sağlıyor. FPV drone ise hassas saldırıyı gerçekleştiriyor. Üçü birleştiğinde son derece ucuz bir sistem, normal FPV dronların ulaşamadığı derinlikteki hedeflere erişebiliyor.

Uçan Baz İstasyonu

Balonun gerçekleştirebildiği diğer bir fonksiyon, havada baz istasyonu görevi yapmak. Balonun drone’u taşıması bile gerekmiyor. The Economist’in dikkat çektiği bu diğer kullanım biçiminin adı “radio relay” yani “haberleşme rölesi”. Balona bir radyo rölesi yerleştiriliyor ve birkaç kilometre yüksekliğe çıkarılıyor. Yüksekteki balon ile yerdeki operatör ve uzaktaki drone arasında çok daha geniş bir görüş hattı oluşuyor. Yani balon adeta, uçan baz istasyonuna dönüşüyor. Bu yöntem özellikle tepelerin, binaların ve dünyanın eğriliğinin radyo iletişimini sınırlandırdığı uzun mesafelerde önemli. Ve bunun için milyonlarca dolarlık uçak veya uydu gerekmiyor.

Üçüncü görev: Rus hava savunmasına pahalı füze harcatmak

Balonların belki de en ekonomik kullanım biçimi ise doğrudan saldırmak bile değil. Yem olmak. Defense News’e göre Ukrayna’nın kullandığı bazı balonların maliyeti yaklaşık 200 dolar düzeyinde. Buna karşılık bunların Rus hava sahasına girmesi durumunda Rus hava savunmasının tehdidin gerçek olup olmadığını değerlendirmesi gerekiyor. Balon saldırı drone’u veya mühimmat taşıyor olabilir. Ya da hiçbir şey taşımıyor olabilir. Hava savunma operatörü bunu her zaman kolaylıkla bilemez.

Sonuçta Rusya bir S-300 veya S-400 önleme füzesi kullanırsa ekonomik denklem son derece asimetrik hale geliyor. Yani Ukrayna yüzlerce dolarlık balonlar kullanırken, Rusya yüz binlerce hatta kullanılan mühimmata bağlı olarak milyon dolar ölçeğinde bir önleme sistemi kullanmak zorunda kalıyor.

Fakat para tek sorun değil. Her ateşlenen hava savunma füzesi aynı zamanda stoktan eksilen bir füze. Ukrayna yüzlerce balon, drone ve sahte hedefi gerçek saldırı dronlarıyla aynı anda gönderirse Rus hava savunması hangi hedefin gerçek olduğunu ayırmak zorunda kalıyor. Bu, Ukrayna’nın yıllardır drone saldırılarında uyguladığı hava savunmasını doyurma stratejisinin çok daha ucuz bir versiyonu.

DART: Balondan füze de bırakılabilir

Ukrayna’nın deneyleri FPV drone’larla sınırlı değil. Defense News’in Haziran ayında ortaya çıkardığı DART adlı sistem çok daha iddialı. Ukraynalı Center of Innovative Technologies Program tarafından geliştirilen DART, bir balon tarafından yaklaşık 11-18 kilometre yüksekliğe taşınan bir saldırı sistemi. Buradan bırakıldıktan sonra hedefe doğru hareket ediyor.

Sistemin ilginç özelliği elektronik harp karşısındaki çalışma yöntemi. DART ilk bölümde uydu navigasyonu kullanıyor. Daha sonra navigasyon bağlantısını kesiyor ve katı yakıtlı motoruyla önceden belirlenen rotada ilerliyor. Böylece hedefe yaklaşırken Rus elektronik karıştırma sistemlerinin navigasyonu yanıltması zorlaşıyor.

Geliştiricilerin açıkladığı konseptte yaklaşık 10 kilogramlık savaş başlığının iletken grafit filamentleri dağıtarak elektrik altyapısında kısa devre yaratması amaçlanıyor. Ancak önemli bir not var: Defense News’in haberinin yayımlandığı tarihte DART henüz Ukrayna ordusunun resmî kullanım onayını almamıştı. Dolayısıyla bunu operasyonel bir Ukrayna silahı olarak değil, geliştirilmekte olan sistem olarak görmek gerekiyor.

Daha önce Amerikan yapımı Hornet de balondan bırakıldı

Balon-drone konseptinin yalnız teorik olmadığına dair başka göstergeler de bulunuyor. Mayıs ayında yayılan görüntülerde Amerikan yapımı Hornet saldırı drone’unun Ukrayna balonundan bırakıldığı görüldü. Defense News’e göre yaklaşık 2 metre uzunluğundaki, AI destekli Hornet yaklaşık 8 kilometre yükseklikten bırakıldı.

Buradaki avantaj yine aynıydı. Drone yüksekliğe kendi motoruyla çıkmadığı için bataryasının çok küçük bir bölümünü tüketmişti. Bu sistem aynı zamanda başka bir avantaj yaratıyor. Yüksek irtifadan bırakılan drone zaten önemli miktarda potansiyel enerjiye sahip. Aşağı doğru süzülürken bunu menzile çevirebiliyor.

Rusya Neden aynı şeyi yapmıyor?

Yapmaya çalışıyor. Fakat coğrafya Ukrayna’nın lehine. Defense News’in aktardığı değerlendirmelere göre cephe üzerindeki hâkim rüzgârların önemli bölümü batıdan doğuya esiyor. Dünyanın kuzey yarımküresinde rüsgarlar saat yönünde eser. Yani, Ukrayna balonları kolaylıkla Rusya’ya uçurabilir ama Rusya uçuramaz.  Rusya’dan bırakılan serbest balon, uygun olmayan hava koşullarında tekrar Rus topraklarına doğru geri sürüklenebilir.

Bu nedenle Ukrayna’nın balon kullanımında sahip olduğu avantajın bir bölümü teknoloji değil, meteorolojik.

Rusya yine de yüksek irtifa balonlarını haberleşme rölesi olarak geliştirmeye çalışıyor. Ancak serbest sürüklenen saldırı balonlarında rüzgâr geometrisi Ukrayna’ya doğal avantaj sağlıyor. Rusya’nın karşısındaki problem giderek büyüyor.

Balonları önemli yapan şey tek başlarına savaşın kaderini değiştirecek olmaları değil. Rus hava savunmasının karşılaştığı hedef çeşitliliğini artırmaları. Rusya artık aynı anda, uzun menzilli Ukrayna saldırı dronlarını, FPV’leri, seyir füzelerini, sahte hedefleri ve potansiyel olarak balonları ayırmak zorunda.

Üstelik Ukrayna’nın Rusya’nın derinliklerine yönelik saldırıları giderek büyüyor. 16 Ağustos’taki saldırıda Rus Savunma Bakanlığı ülke genelinde 822 Ukrayna drone’unun önlendiğini bildirdi Moskova bölgesinde de saldırılar gerçekleşti.

Ukrayna’nın Rus rafinerilerine yönelik saldırıları ise Ağustos sonunda Rusya’nın benzin üretimini iç talebin yaklaşık %70’i düzeyine kadar düşürdü ve Moskova’yı ithalatı artırmaya zorladı.

Dolayısıyla Ukrayna’nın stratejisi giderek belirginleşiyor: Rusya’nın yalnız cephe hattını değil, cephe gerisindeki lojistik, enerji ve hava savunma kapasitesini de sürekli baskı altında tutmak.

Balonlar bu stratejiye son derece ucuz yeni bir katman ekleyebilir. Ancak balonların ciddi zayıflıkları da var. Balonlar mucize silah değil. En temel sorun kontrol. Bir cruise missile veya drone rotasını aktif biçimde değiştirebilir. Serbest balon ise büyük ölçüde rüzgârın insafında. Meteorolojik tahminler yönünü hesaplamaya yardımcı olsa da rüzgâr hızı ve yönü farklı irtifalarda değişiyor. Ayrıca büyük balonların radar ve elektro-optik sistemlerle tespit edilmesi mümkün.

Ve hava savunmasının balonu pahalı füze yerine uçaksavar, helikopter, interceptor drone veya başka ucuz yöntemlerle vurmayı öğrenmesi halinde ekonomik avantaj azalabilir.

Bu nedenle Ukrayna’nın asıl yeniliği “balonla bomba atmak” değil. Balonu başka sistemlerin parçasına dönüştürmek. Asıl yenilik, 200 yıllık teknoloji, Starlink, yapay zeka ve FPV drone.

Ukrayna savaşının teknoloji açısından verdiği en önemli derslerden biri giderek belirginleşiyor. En gelişmiş silah her zaman en pahalı silah değil. Bir tarafta milyonlarca dolarlık hava savunma sistemleri var. Diğer tarafta ise: balon, ucuz drone, Starlink Mini, yapay zeka navigasyonu ve birkaç yüz dolarlık elektronik. Bu parçaların hiçbiri tek başına devrimsel değil. Ancak birlikte kullanıldıklarında milyonlarca dolarlık savunma sistemine yeni bir problem yaratabiliyorlar.

Üstelik Rusya’nın kendisi de benzer bir dönüşüm geçiriyor; son dönemde daha hızlı jet motorlu dronlara ve füze-drone hibritlerine yönelerek Ukrayna hava savunmasını zorlamaya çalışıyor. Bu nedenle Ukrayna-Rusya savaşı giderek bir “silah platformları savaşı”ndan “sistem entegrasyonu savaşı”na dönüşüyor.

Tankın mı daha iyi, uçağın mı daha iyi olduğu kadar; kim daha ucuz sensörü, iletişim sistemini, AI yazılımını, uydu bağlantısını ve mühimmatı daha hızlı bir araya getiriyor? sorusu önem kazanıyor.

The Economist’in “Ukrayna’nın askeri balonları Rusya’nın partisini bozabilir” ifadesinin arkasındaki mesele de bu. Ukrayna balonu yeniden icat etmiyor. Balonu 21. yüzyılın drone savaşına bağlıyor. Ve eğer yöntem ölçeklenebilirse Rusya açısından asıl problem balonların ne kadar tehlikeli olduğu değil, hangisinin tehlikeli olduğunu anlamanın ne kadar pahalı hale geleceği olabilir.

Ukrayna’nın Yeni Silahı Balonlar: 200 Dolarlık Balonlar, Rusya’nın Milyon Dolarlık Füzesini HarcatabilirTürk İnternet.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu