Türkiye’yi Sarsan 22 Yıllık Sır! Yangın Sanılan Faciadan “Rastgele” Katliam Çıktı: 5 Kişilik Aileyi Boğup Evi Yakmışlar!

Türkiye’yi Sarsan 22 Yıllık Sır! Yangın Sanılan Faciadan “Rastgele” Katliam Çıktı: 5 Kişilik Aileyi Boğup Evi Yakmışlar!
Gece yarısı aniden yükselen alevler, İstanbul Küçükçekmece’deki bir apartmanı alarma geçirdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını söndürdüğünde, içeride aynı aileden 5 kişinin cansız bedeniyle karşılaştı. İlk bakışta dumandan zehirlenme sanılan bu facia, otopsi raporlarının ardından Türkiye’nin hafızasına kazınan en korkunç katliamlardan birine dönüştü. Gazeteci Müslim Sarıyar, 2004 yılına damga vuran ve Mustafa Şekeroğlu’nun özel haberiyle yeniden gündeme gelen kan donduran cinayetin perde arkasını anlattı.
Yangın Söndü, Vahşet Ortaya Çıktı: Kurbanların 2’si Çocuk!
2004 yılında Küçükçekmece’de meydana gelen olayda, itfaiye ekiplerinin müdahale ettiği evde feci şekilde can vermiş 5 kişi bulundu. Yaşamını yitirenlerin anne, baba, eş ve henüz 10 ile 13 yaşlarında olan iki çocuk olduğu belirlendi.
Tüm mahalle gözyaşlarına boğulurken, Adli Tıp Kurumu’ndan gelen ilk rapor şok etkisi yarattı. Aile fertlerinin ciğerlerinde duman karası bulunamadı; yani yangın başladığında zaten hayatta değillerdi. İncelemeler neticesinde 5 kişinin de tek tek boğularak öldürüldüğü, yangının ise katil ya da katiller tarafından delilleri yok etmek amacıyla çıkarıldığı anlaşıldı.
Gazeteci Müslim Sarıyar Anlattı: İlmek İlmek Çözülen Düğüm
O dönem olayı yakından takip eden deneyimli gazeteci Müslim Sarıyar, Habertürk ekranlarında korkunç gecenin bilinmeyenlerini aktardı. Polisin ilk etapta aile içi bir hesaplaşmadan şüphelendiğini ancak derinlemesine yapılan araştırmaların olayı bambaşka bir boyuta taşıdığını belirtti. Sarıyar, katilin eve tanıdık biri gibi girdiğini ya da aileyi savunmasız yakaladığını ifade ederek, vahşetin soğukkanlılıkla işlendiğini vurguladı.
Mustafa Şekeroğlu’nun Özel Haberiyle Yeniden Gündemde
Yıllar geçse de unutulmayan bu gizemli dosya, usta gazeteci Mustafa Şekeroğlu’nun özel araştırmasıyla yeniden adliye koridorlarından gün yüzüne çıkarıldı. Kriminal laboratuvarların ve cinayet büro amirliğinin o dönem yürüttüğü teknik takip, parmak izi incelemeleri ve şüpheli profilleri, Türkiye’deki adli soruşturma tekniklerinin gelişmesinde de önemli bir dönüm noktası olmuştu.
Hafızalardan silinmeyen bu katliam, arkasında bıraktığı soru işaretleri ve bir ailenin yok oluş hikayesiyle sarsıcı etkisini korumaya devam ediyor.



