GündemHaberler

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’den Çocuk İşçi Eleştirilerine Sert Yanıt!

 

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’den Çocuk İşçi Eleştirilerine Sert Yanıt!

 

23 Kasım 2025, Ankara

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026 bütçe görüşmeleri sırasında gergin anlar yaşandı. Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Sera Kadıgil’in, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) programları kapsamında yaşanan çocuk işçi ölümlerini gündeme getirmesi üzerine Bakan Yusuf Tekin, komisyonu terk etti. Görüşmelerin ardından Bakan Tekin, eleştirilere çarpıcı bir yanıt verdi: “15 milyon İstanbullunun kişisel verilerini, siyasi çıkarları uğruna satan bir kişi için niye bir şey demiyorsunuz?”

Çocuk İşçi Ölümleri Gündemde: 2025’te 82 Çocuk Hayatını Kaybetti

Sera Kadıgil, Dünya Çocuk Hakları Günü’nde yaptığı konuşmada çarpıcı veriler paylaştı. İSİG (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği) Meclisi verilerine göre, 2025 yılının ilk 10 ayında 82 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Bunların 14’ü MESEM programına kayıtlı öğrencilerdi. Kadıgil, “Bu ölümlerin siyasi sorumlusu Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir. MESEM uygulaması geldikten beri 16 çocuk hayatını kaybetti. Ülkede her hafta iki çocuk çalışırken ölüyor!” diyerek Bakan Tekin’i doğrudan suçladı.

MESEM programları, 14 yaş üstü öğrencilerin staj adı altında düşük ücretle özel sektörde çalıştırılmasına olanak tanıyor. Eleştirmenler, programın çocuk emeğini sömürdüğünü ve denetimsizliği artırdığını savunuyor. DEM Parti Milletvekilleri Perihan Koca ve Ali Bozan da konuyu Meclis gündemine taşıyarak, “MESEM’ler çocukları ucuz iş gücü olarak patronlara sunuyor. 2025’te en az 15 çocuk bu program kapsamında öldü” dedi.
Bakan Tekin ise daha önce yaptığı açıklamada, “Kurallar net, ancak uygulamada sorunlar var. Konu yargıya intikal etti” diyerek ölümleri araştırdıklarını belirtmişti.

Bakan Tekin’in Karşı Atağı: İBB Veri

Skandalı ve Ekrem İmamoğlu İddiaları
Bakan Tekin, eleştirilere yanıt verirken konuyu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) “İstanbul Senin” ve “İBB Hanem” uygulamaları üzerinden yaşanan veri sızıntı skandalına getirdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianameye göre, İBB’nin yönettiği uygulamalar aracılığıyla 15 milyon İstanbullunun kişisel verisi (konum bilgileri dahil) hukuka aykırı şekilde ABD ve Almanya’daki platformlara aktarıldı. Bu verilerin seçmen profilleme ve siyasi kazanç için kullanıldığı, hatta dark web’de satışa çıkarıldığı iddia ediliyor.

Tekin, CHP’li vekillere seslenerek, “Siz sahtecilik iddialarına odaklanıyorsunuz ama 15,5 milyon İstanbullu’nun verisini satanlar için neden sessizsiniz?” diye sordu. İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun “çıkar amaçlı suç örgütü” lideri olduğu öne sürülüyor; verilerin casusluk ve kara para aklamayla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Soruşturma kapsamında 15 şüpheli gözaltına alındı, 6’sı tutuklandı.

Tekin ayrıca, İmamoğlu ailesinin FETÖ bağlantılı Gülbahar Hatun Okulları’nı 1990’da kurduğunu hatırlatarak, “O okulları kim açtı?” sorusunu yöneltti.

Siyasi Tartışma Büyüyor: X’te Tepkiler Yağıyor

X platformunda (eski Twitter) Bakan Tekin’in sözleri hızla yayıldı. Kullanıcılar ikiye bölündü: Bazıları “Çocuk ölümleri önceliğimiz, veri skandalı bahane!” derken, diğerleri “Tekin haklı, muhalefet çifte standart yapıyor” yorumlarını yaptı. Solcu Gazete hesabı, Tekin’in sözlerini paylaşarak tartışmayı alevlendirdi ve binlerce etkileşim aldı.

Bakan Tekin’den MESEM Savunması

Uluslararası Standartlara Uygun” Bakan Tekin, komisyon görüşmesinde MESEM programını savundu: “Tüm süreçler uluslararası standartlara uygun. Şikayetler üzerine soruşturma başlatıyoruz.”
Ancak eleştirmenler, programın çocuk işçiliğini teşvik ettiğini ve denetim eksikliğinin ölümlere yol açtığını vurguluyor. BBC Türkçe’ye konuşan uzmanlar, ekonomik krizle çocuk işçiliğinin arttığını, MESEM’in bu sorunu derinleştirdiğini belirtiyor.

RDGUNDEM Analizi: Bu tartışma, Türkiye’nin eğitim politikalarından veri güvenliğine uzanan derin bir siyasi çatışmanın parçası. Çocuk ölümleri gibi insani bir trajedi, İBB skandalı üzerinden siyasi bir karşı hamleye dönüştü. Kamuoyu, hem çocuk haklarını hem de veri gizliliğini korumak için daha şeffaf adımlar bekliyor. Gelişmeleri takipteyiz!

Kaynaklar: TBMM Kayıtları, İSİG Meclisi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı İddianamesi, X Platformu Paylaşımları.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
While viewing the website, tap in the menu bar. Scroll down the list of options, then tap Add to Home Screen.
Use Safari for a better experience.