
Soylu’dan İddianame Hakkında: İBB İddianamesi, 15 Temmuz’un Devamı Niteliğinde Bir İşgal Girişimini Engelledi
Ankara – RD Gündem Özel
AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkında hazırlanan yolsuzluk iddianamesi konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Soylu, iddianamenin “siyasetin haysiyetini koruduğunu” belirterek, bu yapının 15 Temmuz darbe girişiminin devamı niteliğinde bir “işgal planı” olduğunu savundu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve bugün mahkemeye sunulan iddianame, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” olarak tanımlıyor.
Toplam 402 şüphelinin yer aldığı 3 bin 700 sayfalık belge, yolsuzluk ve rüşvet ağı iddialarını içeriyor. Bunlardan 105’i tutuklu bulunuyor.
Soylu’nun açıklaması, sosyal medya ve çeşitli haber kaynaklarında geniş yankı buldu. Eski İçişleri Bakanı, iddianameyi “hukukun üzerine düşeni yaptığı” bir adım olarak nitelendirerek, şu ifadeleri kullandı:
– “Hukuk, İBB iddianamesiyle üzerine düşeni yapmış; siyaseti sermaye, para gücü ve dış bağlantılarla esir almak isteyen yapılara karşı, siyasetin ‘haysiyetini’ korumuştur. […] Allah korusun… 15 Temmuz’da başaramadıkları Türkiye’yi işgal girişimini bu kez parayla, operasyonlarla, casuslukla ve benzeri yöntemlerle; herkesi itibarsızlaştırarak, sindirerek, tasfiye ederek tamamlamaya çalışacaklardı.”
Soylu, açıklamasının devamında, sermayenin siyaseti dizayn etme çabasını eleştirerek, “Partileri hileyle, entrikayla, yolsuzlukla ve suç gelirleriyle ele geçirip Türkiye’nin geleceğini, siyasi istikametini değiştirmeye kalkışan yapıya, İstanbul Başsavcılığı hazırladığı iddianameyle izin vermemiştir” dedi. Milletvekili, bu tür girişimlerin demokrasiyi yok edeceğini ve oligarşik bir vesayete yol açacağını vurguladı.
İddianamenin Detayları ve Siyasi Yankılar
İddianame, İBB’deki usulsüz ihaleler, rüşvet ağı ve organize suç örgütü faaliyetlerini merkeze alıyor. Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra çok sayıda İBB çalışanı ve bağlantılı kişiler şüpheli olarak listelenmiş durumda.
Savcılık, bu yapının “dış bağlantılarla” desteklendiğini ve siyaseti para gücüyle ele geçirmeyi amaçladığını iddia ediyor.
Soylu’nun sözleri, AK Parti cephesinde destek bulurken, muhalefet kanadından sert tepkiler geliyor. CHP, iddianameyi “siyasi bir operasyon” olarak nitelendiriyor. Ancak Soylu, “Bu ülkenin siyaseti kimsenin operasyon sahası değildir. Hiçbir odak; parayla, tehditle, şantajla, casuslukla veya dış bağlantılarla Türk siyasetini ele geçiremez” diyerek, hukukun milli iradeyi koruduğunu savundu.
Soylu’nun Tam Açıklaması
Soylu’nun tam metni şöyle:
– “Millet, yönetme veya denetleme erkini siyasetçiye sandıkla, demokrasiyle yani kendi iradesiyle teslim eder. Buna karşılık dünyanın her yerinde sermaye siyaseti dizayn etmek ister; fakat halk egemenliğinin güçlü olduğu siyasette, halkın seçtiğiyle yarışmaya dahi cesaret edemez. […] Hukuk da tam bu noktada devreye girerek; siyaseti ve milli iradeyi ahtapot gibi sarmaya çalışan bu yapının kollarını kesmiş, devletin, milletin ve demokrasinin önüne kurulmak istenen vesayete sağlam bir set çekmiştir. […] Bugün siyaset yapan herkes, olup bitene bir de bu pencereden bakmalıdır. Selam ve saygılarımla…”
Bu açıklama, Türkiye’nin siyasi gündemini bir kez daha alevlendirdi. İddianamenin mahkeme süreci, önümüzdeki günlerde yoğun bir hukuki ve siyasi tartışmaya sahne olacak gibi görünüyor.
RD Gündem, Ankara
15 Kasım 2025
(Kaynaklar: T24, Yeni Şafak, BirGün ve resmi açıklamalar)





